Çocuklara Övgü Nasıl Olmalı?

0
77

Ne kadar iyi bir Çocuksun.

Sen çok iyi bir abi/abla’ sın

Harika bir arkadaşsın.

Bu işte harikasın. Atışın harikaydı.

Derslerinde çok başarılısın.

Aferin Sana!

Eminim bunları bir çocuğumuz yapıyoruz. Okuduğum bir kitaptan bahsetmiştim. Danışanı olduğum Pedagog hanım önermişti. Kitap bana o kadar ışık oldu ki.

Eren’in başarılarında hep böyle takdir ederdim onu. Harikasın, muhteşemsin, ne kadar iyi yapıyorsun…

Eren ise hep karşıt cevap verirdi.

Sırayla gidecek olursam.

1.Maddeye karşılık; İyi bir Çocuk değilim.

2.Hayır, iyi bir abi değilim.

3.Hayır, iyi bir arkadaş değilim.

4.Hayır, bu işte iyi değilim. Daha iyileri var.

5.Hayır, derslerimde başarılı değilim. Benden daha iyileri var. Ayrıca bu soruda ne var ki?

6.Aferin Sana deme anne! ben seni üzdüm. Aslında çok yaramaz bir çocuğum! sen bana hiç kızmasanda.

Benim neden ben yüreklendirdikçe, bu çocuk kendini kötü hissediyor sorularımın cevaplarını buldum. Aslında o benim güzel sözlerimin altında eziliyormuş. O sözleri hak etmeye çalışıp olmadıkça öfkeleniyor muş.

Bu tür yorumlar, çocuğu tehdit eder ve onun kaygılanmasına yol açar diyor Haim Ginott . Çocuk mükemmellikten uzak olduğunu ve bu sıfata asla ulaşamayacığı düşünebilir. Bu nedenle, bir sahtekarlığının ortaya çıkmasını korkuyla beklemek yerine hemen kötü bir davranış sergileyerek yükünü hafifletmeye karar verebilir.

Kişiliğe yapılan övgü, tıpkı doğrudan güneş ışığı gibi rahatsız ve kör edicidir. Birisine mükemmel, melek gibi, cömert ve alçak gönüllü olduğunun söylenmesi o kişi için can sıkıcıdır. Bu kişi en azından övgünün bir kısmını inkar etme gereği duyar.

Genellikle hiçbir çocuk kalkıp da, “Teşekkür ederim, mükemmel olduğumu kabul ediyorum” demez.

Kullandığımız kelimeler, çocukların çabalarını, yardımlarını, çalışmalarını, düşüncelerini ya da başarılarını beğendiğimi ya da takdir ettiğimizi açıkça ifade etmelidir.

Çocuk, kaçınılmaz olarak, kişiliği hakkında açıkça ifadelerimizden gerçekçi sonucu çıkaracağı için, kelimelerimiz uygun bir arka plan oluşturmalıdır. Seçtiğimiz kelimeler çocukların üzerinde kendilerinin olumlu resmini yapacağı bir tuval gibi olmalıdır.

Burada şöyle bir örnekleme vermiş.

Sekiz yaşındaki Kenny, bodrum katının düzenlenmesinde babasına yardım etti ve ağır eşyalar taşımak zorunda kaldı.

Baba: Bu tezgah çok ağır, taşımak çok zor.

Kenny (gururla): Ama ben taşıdım.

Baba:Çok fazla kuvvet gerektirir.

Kenny (pazılarını göstererek): Ben güçlüyüm.

Bu örnekte; Kenny’nin babası, işin zorluğu hakkında yorum yaptı. Kenny’nin kişisel gücü hakkında sonuç çıkarmasını sağlayan da buydu. Babası, “Sen çok güçlüsün oğlum” deseydi. Kenny, “Hayır, güçlü değilim. Sınıfta benden güçlü çocuklar var” diyebilirdi.

Tıpkı Eren’in dediği gibi.

Devamı Olacak…

 

 

 

Print Friendly, PDF & Email

Görüşlerini paylaşmak ister misin?