Çocuklara Korkuyu Öğretmek

0
29

Hafta sonu Göztepe, 50.yıl parkına gittik.

Gidenler bilir yazın fıskiyelerin altında oynamak çocukları inanılmaz mutlu ediyor.

50.yıl parkı

Ada ve Eren oynarken ben de bankta oturmuş ne kadar eğlendiklerini izlemenin mutluluğunu yaşıyordum.

Yan bankta bir çift oturuyordu. Sanırım 2 yaşlarında bir erkek çocukları vardı. Onlar oturuyor, çocuk etrafta geziniyordu.

Baba çocuğu kucağına aldı ve buradan uzaklaşma köpekler gelir seni ısırır dedi. Ortada köpek falan da yoktu. Çocuğa köpekler bizi ısırabilir mesajını verdi ve korkulması gerektiğini aşıladı.

Akabinde çocuklarını zorla fıskiyelerin altına götürüp suya soktular. Çocuk birden başından aşağı düşen su tanelerinin ne olduğuna anlam veremedi muhtemelen. Çığlık çığlığa ağladı ve sudan korktu.

Bir güne iki korku birden sığdırmış oldular. Keşke parka hiç gelmeselerdi dedim. Ve sonra düşündüm bu kadar kısa süre içinde bunlar yaşandıysa daha geniş zamanda düşünemiyorum.

Öcü geliyor, bak amca kızıyor, bu teyze iğne yapıyor, ağzına acı biber sürerim, hayaletler vs. bir sürü aslında hiç biri gerçek olmayan hikayeler.

Sonra çocuklarını iğneye götürünce de korkma diyorlar ya. Hem korkut iğneci teyze ile hem de korkma de.

Hatırlıyorum küçükken perdenin çiçeklerine vuran ışıkları hayaletlere benzetirdim. Gözlerimi kapatır sıkı sıkı yorgana sarılırdım. Neyse ki günümüzde dallı, güllü perdeler pek yok ama ben hala karanlıkta uyuyamıyorum.

Çocuklarımı mümkün olduğunca korkudan uzak yetiştirmeye çalışıyorum. Zorla suya sokmuyorum, köpek seni ısırır demiyorum, acı biber vs. hayatımda hiç kullanmadığım kelimeler.

Biz ne kadar sakınsakta çevre faktörü var maalesef. Okulda, arkadaş sohbetlerinde öğreniyorlar korkuyu. Bize düşen ise onlara korkacak bir şey yok demek yerine onları anladığımızı göstermek.

Korkacak ne var? değil,
“Hızlı sallanmaktan korkmanı anlıyorum. Küçükken babam beni salladığında ben de korkardım. Biraz yavaşlatmamı ister misin?” diyorum.

Denizde fazla derine gitmek istemiyorlarsa.
“Kıyıda oynamak çok eğlenceli. İstediğin kadar gidebiliriz. Nerede duracağımızı sen bana söyle.” diyorum.

Korku üzerine gittikçe değil korkuyu anlayıp kabul ettikçe giderilir. Bizim gibi korkularıyla yetişmemeleri için onları anlamamıza ihtiyaçları var. Korkularını kabul edin ve nasihat yerine ya anlıyorum deyin ya da lütfen susun 🙂

 

Print Friendly, PDF & Email

Görüşlerini paylaşmak ister misin?